nihayet

yeniden bir şeyler yazmaya vakit bulduğum için ne kadar mutluyum anlatamam. yazmayı özlediğimden değil, vaktimin olmasından mutluluğum. akıllara ziyan bir akademik yarıyılın ardından hiçbir şey yapmadan olduğum yerde uzanıp dinlenebileceğim bir kaç günün varlığı bile keyif verici.
son aylar hem çok yorucu hem de çok keyifliydi. şu anda hissettiğim keyif ise yorgunluk falan bırakmıyor akılda. dile kolay, 8 tane ders geçtim tek dönemde. güz döneminde de 7 tane geçmiştim zaten. mezun olmama bir aydan biraz fazla kaldı. başımın belası matematik derslerini de yaz okulunda halledersem bu iş tamamdır. ohh bee!!
tabi önümüzdeki hafta içerisinde evi de boşaltmam gerekiyor. yaz boyunca göçebe hayatı yaşayacağım biraz. yaz okulunun ardından başımın çaresine bakıcam. şimdilik yüksek konsantrasyon ile abanmam gereken matematik derslerim var öncelikle.
yalnız matematikleri vermeden okulu bitirmem de efsane bir hareket oldu. böylece inşaat mühendisliği müfredatındaki matematik derslerinin ne kadar gerekli olduğu konusuna da açıklık getirmiş oldum.
şimdi, bizim bölümün programına göre ilk 4 dönemde toplam 4 adet matematik dersi almak gerekiyor. ben ise bunlardan sadece ilkini geçtim. geri kalanından ya kaldım ya da hiç almadım. matematikler haricindeki tüm zorunlu ve seçmeli dersleri de dün itibariyle tamamladım. her şeyi... neye yarıyormuş bu matematikler meraktan ölmek üzereyim. şimdi sadece mezuniyet için yeterli kredi sayısını tamamlamak için matematikleri geçmem gerekiyor. aslında matematik derslerinin varlık nedeni bölüm derslerinin temelini oluşturmak. ama hiçbir matematik dersini geçmeden, bütün bölüm dersleri, hem de yüksek notlarla geçilebiliyormuş. nerede kaldı temel? madem bu kadar gerekli bu dersler, ben nasıl onları almadan bölümü bitirebildim?(farkındaysanız 'okulu' değil, 'bölümü' bitirdim.) bir şekilde inşaat mühendisi olmak için gerekli yeterliliğe sahip olduğumu ispatladım. şimdi geriye dönüp, artık bundan sonra hiçbir işime yaramayacak olan matematik derslerini almam gerekiyor. nasıl? muhteşem değil mi? böylesine mükemmel bir sistem sizce kendiliğinden oluşmuş olabilir mi?

neyse düzeltemeyeceğim saçmalıklar yüzünden kendimi üzmeme gerek yok. artık şu kadarcık kalmışken her şeyin bitmesine, buna da katlanıcam artık. bi nevi matematik yaz kampı gibi değerlendirmek gerek. mezun olmadan önce son bir engel. onu da hallederim bu kafayla.

üzerinde yazılacak çok konu birikti gene; quaresma transferi, fenerbahçenin şampiyonluk (!) kutlamaları, dünya kupası, gelecek ile ilgili planlar ve tabii ki blogun olmazsa olmazı, iğrenç espriler... hepsi çok yakında bu sayfalarda.

bu arada sayfanın tasarımında biraz değişiklikler yaptım. biraz da böyle deneyelim bakalım.

herkese iyi yazlar...

0 yorum: